Obezite Nedir?

Hormon bozukluğuna veya yanlış beslenmeye bağlı olarak gelişen obezite, son yıllarda küçük çocukları da etkisi altına almıştır. Henüz ilköğretim çağında hazır gıdalar ile beslenen ve gazlı içeceklerden fazlaca tüketen çocukların, hormonlarında bozulma olması, şeker ve kalp hastalıklarına yakalanması kaçınılmaz olacaktır.

Obezite Tedavisi Nasıl Yapılır?

Dünyada görülme oranı hızla artan ve kişinin mutsuz, enerjisiz ve depresyonda yaşamasına sebep olan obezite, ilk olarak diyet programı ve spor ile tedavi edilir.

Bu uygulamadaki amaç; hastanın ilk altı ayda, vücudundaki yağların %10’unu kaybetmesidir. Obezite hastalarının, yavaş olarak kilo vermesi önemlidir. Yapılan şok diyet neticesinde, verilen hızlı kilolar, ani kalp hastalıklarına sebep olabilmektedir.

Doğru beslenme ve beraberinde yapılan düzenli spor, hastanın vücudunda sarkma oluşmadan kilo verilmesini sağlar. Yapılan bu uygulamalar, kilo vermeye yol açmadığında, tedaviye yardımcı olarak psikolojik terapiler ve mide küçültme ameliyatları devreye girer. Son yıllarda, obezite tedavisinde başarılı sonuçlar elde edilme oranı artmıştır.

Obeziteye Yol Açan Alışkanlıklar Nelerdir?

Toplumun %30’unda görülen obezite, çiğnenmeden tüketilen gıdalar, unlu, şekerli, yağlı gıdalar ve gazlı içecekler sebebi ile artış göstermektedir. Bütün gün oturarak çalışan ve iştahlı kişilerde, obezite oluşması kaçınılmaz olacaktır.

Çocuklarda görülen obezite ise bol miktarda çikolata, dondurma, hamburger, pizza, kola gibi besinlerin fazla tüketilmesine bağlı olarak artış göstermektedir. Obezite hastalarının, ilk olarak şeker testi yaptırması, önerilmektedir. Kan şekerindeki dengesizlik sebebi ile sık acıkma görülebilir. Obezite sonucunda; kalp ritminde bozulma, hormonlara bağlı olarak, vücutta aşırı kıllanma, hipertansiyon, kan yağlarında yükselme, uyku apnesi, karaciğer yağlanması, kas ve iskelet sisteminde rahatsızlıklar ve ruhsal sorunlar oluşabilir.

Obezite Nasıl Tedavi Edilir?

Obezitenin anlaşılması için ilk olarak boy ve kilo orantısı dikkate alınarak vücutta biriken yağ oranı hesaplanmaktadır. Bu aşamanın sonunda bel çevresi ölçülür ve olması gereken kilodan birkaç kilo fazlası olan kişilerin obezite teşhisi ile tedavisine başlanmalıdır. Erkenden tedavi edilmeyen hastalarda, kısa süre içinde kilo artışı olması kaçınılmaz olacaktır. Fazladan biriken kiloların verilmesi de gittikçe zorlaşır. Obezite tedavisinde, ilk olarak, kilo artışının sebepleri araştırılmalıdır.

Her hangi bir hastalığa bağlı olarak gelişen obezite, hastalığın tedavisi sonucunda engellenebilir. Genetik faktörlere, hareketsiz yaşama ve yanlış beslenmeye bağlı olarak gelişen obezite ise beslenme şekli düzenlenerek ve ek olarak ilaç tedavisi ile tedavi edilebilmektedir.

1- Diyetisyen Kontrolünde Yapılan Diyet

Yanlış beslenme ve hareketsizlik sonucunda çıkan obezitede ise beslenme diyetisyen tarafından programlanır ve günlük alışkanlıklar arasına spor eklenir. Böylelikle hasta uzun süre takip edilerek ne kadar kilo kaybettiği takip edilir. Bu yöntemle hastanın sağlıklı şekilde kilo vermesi mümkün olacaktır. Yapılan hızlı diyetler, hastanın değişik hastalıklara yakalanmasına sebep olur. Günlük tüketilen ekmek ve unlu gıdaların miktarı düşürülür, şeker ve tuz tüketimi sınırlandırılır ve günlük içilen su miktarı iki litreye çıkartılır. Bu alışkanlıklara ek olarak bol miktarda negatif kalorili besinler önerilmektedir. Mideyi dolduran ve enerjiye dönüşen negatif kalorili besinler; metabolizmayı hızlandırır, sebze ve meyvelerden oluşan negatif kalorili besinlerin kalorisi düşük olduğu için yağa dönüşmez, henüz yerken mide tarafından hazmedilir. Sebze ve meyvelerden oluşan bu besinler, günlük ara öğünlerde sınırsız olarak tüketilebilmektedir. Hızla kilo almaya sebep olan, bağırsak tembelliği olan kişilere bağırsakları daha aktif çalıştıran kuru kayısı, kuru incir, kuru erik gibi gıdalar ara öğün olarak verilmektedir. Böylelikle tüketilen gıdaların vücuttan kısa süre içinde uzaklaştırılması sağlanabilir.

2- Düzenli Yapılan Egzersizler

Doktor kontrolünde obezite tedavisinde, tedaviye ek olarak düzenli spor önerilmektedir. Gün içinde tüketilen gıdaların yakılması için gerekli olan spor, metabolizmanın hızlanması için de önerilir. Hastanın yaşına ve vücut sağlığına göre seçilen yüzme, koşu, yürüyüş, yoga gibi egzersizler, hastanın psikolojik olarak ta rahatlamasını sağlar. Obezite teşhisi ile başlanan spor, ilk zamanlar hastanın zorlanmasına sebep olacaktır. Bir süre düzenli yapılan spor, vücut sarkmadan kilo verilmesini sağlar ve hareketler daha rahat yapılabilir.

3- Davranış Terapisi

Davranış terapisinde amaç; obezite olan bireyin çevresinden sosyal destek alması, verilen her bir kiloda kendini ödüllendirmesi, uyaran desteği alması, bilişsel yeniden yapılandırma ve kendi kendini gözlemlemedir. Böylece evde amatörce yapılan ve başarısızlıkla sonuçlanan diyetlerin yerine daha istekli olarak diyete devam edilmesi amaçlanır.

4- Farmakolojik Tedavi

Diyete, düzenli yapılan egzersize ve davranış terapisine ek olarak yapılan farmakolojik tedavi, aşırı kilolu kişiler için uygun görülmektedir. Ağır ilaçlar kullanılarak yapılan bu tedavi, ilaçların yan etkileri sebebi ile doktor kontrolünde ve hastanın yaşı, kilosu dikkate alınarak belli aralıklar ile uygulanmaktadır. İlaçların bağımlılık yapmaması için doktor tarafından önlem alınmalıdır.

5- Cerrahi Tedavi

Obezite tedavisinde iki çeşit cerrahi müdahale söz konusudur. İlki bariyatrik cerrahidir ve amacı besinlerin gastrointestinal sistemde emilimini azaltmaktır. Diğer cerrahi müdahale ise rekonstrüktif cerrahide ise kilo veren hastanın vücudundaki sarkan derinin çıkarılmasıdır. Bu işlem yukarıdaki tüm uygulamalar neticesinde kilo veren hastanın yağ ve deri şeklini düzeltmek amacı ile estetik olarak yapılır. Yine obezite tedavisinde, uygulanan mide küçültme ve mideye kelepçe taktırma ameliyatları hastanın kısa süre içinde kilo vermesini amaçlar.

Obezite Nasıl Önlenir?

Bütün dünyada giderek artış gösteren obeziteyi, önlemek için günlük beslenme alışkanlıkları değiştirilmelidir.

1- Uzun süre aç kalarak yapılan şok diyetler, uzun süre mide boş kaldığı için sonrasında daha fazla kilo olarak geri dönecektir. Zamana ayılarak yapılan diyet, daha kalıcı olur ve yaşam tarzı haline dönüşür.

2- Sağlıklı bir şekilde kilo vermek için haftada sadece 0,5-1 kilo vermek yeterlidir. Daha fazla kilo vermek, sağlığınızı ciddi anlamda tehlikeye atabilir.

3- Güne kahvaltı etmeden başlamak, enerjinizin düşmesine sebep olacaktır. Her gün düzenli olarak bir yumurta, bir dilim peynir, iki adet zeytin ve tam tahıllı ekmek tüketmek, gün boyu dinç olmanızı sağlar.

4- Gün içinde az ve sık yemek yemek, metabolizmayı hızlandırır. Gıdaları acele etmeden iyi çiğnemek, midenin zorlanmadan besinleri sindirmesini sağlar. Hızlı beslenmek midenin gıdaları eritmekte zorlanmasına sebep olacaktır.

5- Her gün mutlaka iki litre su tüketmek gerekir. Bağırsakları çalıştıran, cildin elastikiyetini sağlayan su, besinlerin daha kolay sindirilmesini sağlayacaktır. İçilen su miktarının yeterli olup olmadığını anlamak için idrarın rengi takip edilmelidir. İdrar rengi açık renk olunca içilen su miktarı yeterli olacaktır.

6- Yemeklerdeki tuz, şeker ve yağ oranı dikkatle takip edilmelidir. Tuzlu gıdalar, vücutta ödem oluşturur, yağlı ve şekerli gıdalar ise hızla kilo almaya sebep olur.

7- Günlük tüketilen porsiyonların sebze ve meyve ağırlıklı olması önemlidir. Kalori oranı düşük olan ve kilo yapmayan bu gıdalar, gereken vitaminlerin kolayca alınmasını sağlar.

8- Beyaz undan yapılan ekmek, makarnaları tüketirken dikkat etmek gerekir. Hızla kiloya dönüşen bu gıdalar yerine esmer undan yapılan unlu gıdalar tercih edilmelidir.

9- Yemeklerde kullanılan yağ miktarı azaltılmalı ve margarin türü katı yağ ile yapılan gıdalar mümkün olduğu kadar az tüketilmelidir. Kızarma türü besinler yerine, haşlama ve buğulama türü besinler tercih edilmelidir.

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.

error: Copyright! Yaşamloji