Günümüz şartları dolayısı ile bedenimize yeme-içme konusunda aşırı yüklenmelerde bulunabiliyoruz. Çevresel koşullar, yediğimiz gıdalar, günlük yaşamın getirmiş olduğu stres ise vücudumuzda bir çok toksinin birikimine neden olmaktadır. Bu toksin birikimlerinin getirmiş olduğu hastalıklar, halsizlik hali, aşırı kilo alımı ise insanlara bir ayak bağı olmakta, bu sebeple insanlarda bir kaçış noktası aramaktadır. İnsanların aradığı kaçış noktası ise detoks programından geçmektedir.

Toksinlerin vücuttan atılması için tıpta bir çok yöntem bulunmaktadır. Ancak yine de detoks yıllarca seçilen  ve seçilmesi de gerekilen bir uygulamadır. Detoks, hem fiziksel hem de ruhsal bir iyileşmeye sebep olduğu için tercih edilmektedir. Yani detoks bedeninizin tümü ile bir etkileşim haline girmektedir.

Toksin Artışının Vücuda Etkileri

Toksinler, vücutta “oksidatif stres” adı verilen bir stres türüne yol açmaktadır. Bu ise metabolizma da ki problemlere sebep olur. Toksinler yüzünden zayıf ve bitkin düşen metabolizma ise beraberinde; halsizliğe, sindirim sisteminde bozukluklara, uyku problemlerine, sinir hastalıklarına, kronik baş ağrılarına, bağışıklık sisteminin bozulmasına, hızlı kilo alımına, ciltte bozukluklara yol açmaktadır.

Detoks Uygulamasının Yapılması Gerekilen Durumlar

Detoks uygulaması bir çok durumda yapılabilecek bir durumdur. Ancak bunların tek bir amacı ise vücudu toksinlerden arındırmaktır. Zaten toksinlerden kurtulan vücut ise yapacağı diğer işlemleri tam anlamı ile gerçekleştirecektir. Eğer enerji düşüklüğü ve halsizlik gibi sıkıntınız var ise detoks düşünmelisiniz. Sindirim sorunları yaşıyorsanız eğer (kabızlık, gaz, şişkinlik gibi) detoks uygulaması sizin için iyi sonuçlar verecektir. Ayrıca detoks uygulaması aşırı kilo alma durumlarında, bağışıklık sisteminizdeki bozukluk ve zayıflamalarda, sık hastalanma durumlarında, aşırı yemeye bağlı iştah açıklığı durumlarında da yapılabilen bir uygulamadır. Detoks uygulaması sadece derinizin altında kalan organlar için değildir. Bu uygulama vücut bakımı ve temizliği içinde geçerlidir.

Su ve Detoks

Her hastalıkta olduğu gibi su, detoksta da önemli bir görev üstlenmektedir. Detoksun görevi toksinleri atmaktır yani tıpkı suyun görevi gibi. Bu sebeple su içmek önemlidir. Su tüketimiyle yorgunluk, halsizlik ve hormonsal durumlar sebebi ile oluşabilecek ödem ile enfeksiyonların sonunu getirebilirsiniz.

Ancak her sıvının su gibi bir işlevi olmamaktadır. Kafein ve alkol içeren içecekler suyun tam tersine bir yol izlemektedir. Bu yüzden alkol ve kafein içeren sıvılardan uzak durunuz. Bunun sebebi ise vücutta ödem artışını arttıracak maddeler içermeleridir. Bu içecekler yerine sodyum miktarını bünyesinde az bulunduran su, ayran ya da süt gibi içecekleri tercih etmeniz önerilir.

Detoks ve Beslenme İlişkisi İçin Öneriler

Detoks yapan bir kişi öğün sayısını arttırmalıdır. En az 3 öğün yemek sindirim sisteminizi çalıştıracak, daha aktif duruma getirecektir. Bu durumda 3 öğün yemek yemeye özen göstermek sizin yaşayacağınız sindirim problemlerini de en aza indirgeyecektir.

Rahat bir uyku uyumaya çalışmakta öneriler arasındadır. Bu sebeple uyku uyuyacağınız ortamın ve yatağınızın durumunu iyileştirme bakın. Uyku uyumadan önce vücudunuzu rahatlatan ve sindirim sistemini aktif hale getiren  rezene, yeşil çay gibi çaylar içiniz.

Çok tuzlu yemeklerden kaçının. Çünkü tuz vücuttaki suyu tutmaktadır. Ayrıca yorgunluğa sebep olmaktadır. Sağlıklı bir hayatınız olması içinde düzenli egzersiz ve spor yapmalısınız. Günlük 30 dakika yürüyüş bile size yararlı olacaktır. Yaklaşık olarak 200-300 arası kilo yakımı sizin aşırı kilolarınız varsa kilo vermeye ve kilonuzu dengede tutmaya yardımcı olacaktır.

Detoks ve Vitaminlerin Birlikteliği

Vitaminler, mineraller detoks uygulamasının güçlenmesi adına alınması gereken şeylerdir. Stresi azaltmak için B vitaminlerini günlük yeteri kadar almak önemlidir. Tahıl içerikli ekmekler, et, yeşil yapraklı sebzeler, besinler ve süt bünyesinde bol miktarda B vitamini barındırmaktadır.

C vitamini ise önemli faktörlerdendir. Vücudumuz için önemli yeri olan C vitamini tüketimini her gün karşılamamız gerekmektedir. Biber, maydanoz, kereviz, çilek, brokoli,  turunçgiller ve kivi bünyesinde C vitamini bulunduran sebze ve meyvelerdir.

Ne kadar Tüketmeliyiz?

Her şeyin fazlası zarardır. Bu sebeple her şeyi vücudumuzun ihtiyacı olanı kadar almak en doğrusudur. İhtiyaçtan fazlasını almak kilo almamıza sebep olabilir, sağlığımızı etkileyebilmektedir.

Bu sebeple taze meyveleri günlük 3 porsiyon şeklinde tüketin. Taze sebzeleri ise günlük 2 porsiyon şeklinde alın. Meyve ve sebzeleri mevsimine göre seçin. Her sebze ve meyveyi mevsimine göre yemek sizin sağlığınız için önem arz etmektedir.

Günlük en az 2 bardak süt, ayran, yoğurt ve kefir tüketmeniz sizin için daha iyi olacaktır. Ayrıca günlük 10-12 bardak su içmeniz vücuttaki su dengesini normal düzeyde tutacaktır. Öğünleriniz de ise protein ve vitamin ağırlıklı yiyecekler seçilmelidir.

İlgili Yazılar

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.

error: Copyright! Yaşamloji