Yılların geçmesiyle metabolizma değişir. Yirmili yaşlarla otuzlu yaşlar geçtikten sonra yaklaşık %2 ila 4 arasında yani 10 yılda bir yavaşlar. Özellikle menopozdan sonra kadınlarda %10 – 15’leri bulabilir. Her insanın genetik yapısı farklıdır. Boyu, parmak izi farklılık gösterir. Bu nedenle kişi kendini başka biriyle kıyaslamamalarıdır. Her insanın kilo verme hızı farklıdır. Kendi gerçeklerinizin farkında olun.

Örneğin kısa boylu birinin yemek miktarı ile uzun boylu birinin yiyeceği porsiyon miktarları aynı değildir. Yani kilo probleminiz varsa asla kendinizi başka biriyle kıyaslamanız gerekmektedir. Kişi zayıflamak için kendi metabolizma hızının farkında olmalıdır.

Zor Kilo Verenlerin Beslenme Şekli

Kilo verme konusunda sıkıntı yaşayanlar özellikle karbonhidrat içeren besinleri az tüketmelidir. Pilavlar, makarnalar, börekler, tatlılar bunlardan biraz kendinizi uzaklaştırmanız gerekmektedir.

Türkiye’de uygulanan en büyük diyet yanlışlarından birisi şudur ki diyete başlanınca ekmeğin kesilmesi. Ekmek yemekten hep korkulur, ekmeği kesme halinde dolayısıyla doymak için erişte, patates, pilav makarna, börek yiyerek bu açığın kapatılması amaçlanır. Ve bunlar ekmeğe göre daha fazla kalori içermektedirler. Çünkü ekmeğe yağ girmez fakat sayılan karbonhidratların hepsine yağ girer. Ekmekte porsiyon kontrolü yapmak kolaydır. Ve ekmek daha uzun süre tok tutar.

Karbonhidrat Tercihinizi Ekmekten Yana Yapmalısınız

Zayıflamak isteyen birey öncelikle mutlaka günlük yaşamınızda mutlaka 25 gram dilimlenmiş ekmek göz önüne alınarak günlük 5 – 6 dilim ekmek tüketebilirsiniz. Ama ekmek dışı karbonhidratları biraz hayatınızdan uzaklaştırmanız gerekmektedir. Bununla beraber sebzelere daha ön planda yer vermek gerekmektedir. Sofranızda birkaç çeşit sebze bulundurabilirsiniz. Örneğin salata yanına közlenmiş sebze yemeği ızgara yapılmış üzeri yoğurtla bulundurulabilir. Yine yoğurt ve ayran kişiyi tok tutan her türlü besini, ihtiva eden karbonhidrat, protein ve yağ ihtiva eden çok dengeli bir yiyecektir. Her yemeğinizde eğer kansızlığınız yoksa mutlaka 1 porsiyon süt yoğurt grubu bulundurmanız gerekmektedir. Mutlaka et grubunda et grubu yemek bulundurmak gerekmektedir. Bu durumda hem doygunluk sağlanır hem de kas kaybı yaşanmaz.

Porsiyon Ayarlama

Yani tabağı 4’er bölmek gerekmektedir. İlk kısmında bir adet karbonhidrat grubu bulundurun. Mümkünse bu ekmek olsun. Bir kısmında et tavuk balık köfte veya peynir olsun bunlardan birini tercih edin. Bir kısmına birkaç çeşit sebze koyabilirsiniz. Gözünüzü sebze ile doyurun. Bir kısmında ise yoğurt ayran veya cacık gibi süt grubu bulundurun. Bu şekilde beslendiğinizde hem enerjinizi korursunuz halsizlik yorgunluk hissetmezsiniz hem tek yönlü beslenmemiş olursunuz, saçlarınız dökülmez kaslarınız erimez hem de gayet başarılı kilo kaybedebilirsiniz.

Kilo Vermeyi Zorlaştıran Hastalıklar

Fazla kilo yalnızca fazla yemekten kaynaklanmaz. Kilo aslında buzdağının görünen kısmıdır. Birçok kişinin söylemi çok yiyorum kilo alıyorum tarzındadır. Bu yanlıştır. Bugün kilo almaya neden olan pek çok gizli metabolik rahatsızlık olabilir. Bunlardan en çok rastlanılan ise insülin direnci olarak adlandırılan şeker metabolizma kusurlarıdır. İkincisi ise tiroit bezinin az çalıştığı durumlarda kilo almaya çok yatkınlık olur. Vücuttaki vitamin ve mineral eksiklikleri özellikle hanımlarda kansızlık B12 ve Folik asit eksiklikleri yine D vitamini eksiklikleri kilo alma nedenlerinden birisidir. Böbrek üstü bezlerin fazla çalışması halinde bu hastalıklara bağlı kilo artışı kaçınılmaz olabilmektedir.

Eğer kilo probleminiz varsa bunu fazla yemeğe bağlamayın. Önce bu durumun nedenlerini araştırın. Öncelikle vücudun iyi çalışması isteniyorsa farkında olunmayan metabolik rahatsızlıklar açısından bir dahiliye uzmanına başvurup genel sağlık taraması yaptırmalısınız.

Kilo Veremeyenlerin Uzak Durması Gereken Besinler

Kilo veremeyenler özellikle karbonhidrat türevi besinleri yoğunlukla tüketen insanlar olmaktadır. Türklerin geleneksel mutfak yapısı incelendiğinde ne yazık ki ülke olarak çok fazla karbonhidrat tüketildiği gözlenmektedir. Karbonhidrat içeren gıdalara bakıldığında örneğin pilav makarna börek ekmek patates çorba kestane mısır ve daha bir çoğu bu gruba dahil olmaktadır. Örneğin akşam yemeğinde kuru fasulye pilav yenilmekte ve kurubaklagiller karbonhidrat değeri yüksek besinlerdir ve pilavda aynı değerlerdir. Yanına da bir iki dilim ekmek yediğinizde sadece karbonhidratla beslenerek ne yazık ki kilo alıyorsunuz demektir.

Çoğu zaman kişilerde şuna rastlanmaktadır, kızartma, şekerleme yemediği halde kilo alımı gözlenir. Bu kişilerin beslenme günlükleri incelendiğinde üst üste karbonhidrat değeri yoğun olan besinleri tükettiği fark edilir. Örneğin her evde mutlaka yapılan yemeklerden birisidir fırında patatesli tavuk. Yanına pilav, önden çorba ve ekmek dahil edilir. Üzerine de tatlı eklenir. Çorba, patates, pilav, ekmek ve tatlı karbonhidrat grubundadır. Yemeklerdeki karbonhidrat miktarını azaltmanız ve yeteri kadar karbonhidrat almayı başarmanız gerekmektedir.

Ara Öğün ve Kilo Verme

Ara öğün yemek kilo vermeyi kolaylaştırmaz.  Ne kadar çok yemek yerseniz o kadar insülin salgısı olur. Ne kadar çok insülin olursa o kadar çabuk acıkırsınız. Yemek fizyolojik bir ihtiyaçtır tıpkı uykunuzun gelmesi gibi. Nasıl ki uykunuz geldiğinde uyumaya gidiyorsanız yemeği de acıktığınızda yemelisiniz. Fakat açlığınızı ertelemeyeceksiniz. Ara öğün yemeliyim fikrini düşündüğünüzde örneğin sabah kahvaltı yapıyorsunuz, öğlen yemeğine gelmeden ara öğünde ne yemeliyim diye düşündüğünüzde bu durumda iştahınız açılır ve yediğiniz her lokmada vücudunuzdan fazla insülin salgılanır. Bu nedenle yemeği saate bağlamayın, acıktığınızda yiyin ama açlığınızı çok fazla ertelemeyin. Yemek yeme ihtiyacınızı sağlam besinlerle giderin ve sağlıklı kalın.

İlgili Yazılar

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.

error: Copyright! Yaşamloji