Günlük yaşam içinde yıpranan ve yorulan bedenin ve sinirlerin dinlenmesi, kendini yenilemesi için ayrılan zaman uyku adı verilir. Uykuya geçişte zorluk yaşanması, uyku sırasında ara ara uyanma ya da sağlıklı uykunun yaşanmaması durumunda kişilerde hem bedenen hem de ruhsal olarak bozulmaların başlaması ile sonuçlanan hastalığa kadar giden bir dönem başlar.

Uyku bozukluğunun nedenleri arasında madde bağımlılığı, hamilelik, uyku apnesi, huzursuz bacak sendromu, nörolojik sebepler, psikiyatrik sebepler, solunum yolu bozuklukları, çeşitli ilaçların yan etkisi ile oluşan uyku bozukluğu gibi sayılabilir.

Bu sebepler dışında kişinin yaşam koşullarına bağlı nedenlerden olabilir. Her ne sebep olursa olsun kısa dönemli ya da uzun dönemli uyku problemlerinde mutlaka doktora danışılarak yol alınması gerekir. Uyku problemini gerginlik nedeniyle yaşadığını düşünen kişiler de ciddi rahatsızlıklar da görülebilir. Bunun için tetkiklerin yaptırılıp nedenlerinin araştırılması gerekir. Hayat standardını ciddi boyutta etkileyen bu hastalık kişi tarafından uyku problemi olarak algılanmayabilir. Özellikle horlama yaşayan kişilerde kaliteli bir uykudan söz edilemez.

Uyku Süresi Ne Kadar Olmalıdır?

Yetişkin bir insan da ortalama olarak uyku süresi 8 saattir. Sağlıklı ve hayat bakışı pozitif olan yetişkin bireylerde uyku süresi az olup kendini yenilemesi daha çabuk görülürken aşırı stres altına olan aynı yaş grubu kişilerde bu süre atış gösteriyor. Çocuklarda uyku süresi fala olur. Bunun ana sebebi ise gün içinde harcamış oldukları fazla enerjidir. Yaşlılarda ise uykuda geçen zaman azalır. Gün içinde oldukça hareketsiz kalan vücut kısa uyku ile yenilenebiliyor.

Uyku Bozukluğu Nedir?

Uyku bozukluğunun tanımı sadece az uyku ile tarif edilemez. Bazı kişilerde yaşanan fazla uykuda uyku bozukluğu habercisidir. Bu uyku bozukluğu rahatsızlığının ise hem psikolojik hem de fizyolojik birçok nedeni bulunur. Stres, gerginlik, yoğun iş günü, günlük yaşam, ekonomik zorluk gibi nedenlerden ötürü psikolojik olarak etkilenen kişilerde aşırı gerginlik sonucu uyku bozukluğu yanı sıra iştah problemi de yaşanır.

Stresin sonrasında yaşanan depresyon rahatsızlıklarda kişilerde uyku problemini yaşatır. Kişi zor uyur ya da düzenli aralıksız bir uyku yaşayamaz. Bunun yanı sıra erken uyanır. Bu gibi durumlar beraberinde endişelere ve karamsarlığa sebep olur.

Solunum Yolu Bozukluğu Sebebi ile Oluşan Uyku Bozuklukları

Özellikle kilolularda ve de küçük dili uzun olan kişilerde rastlanan solunum bozukluğu sebebi ile uykusuzluğa daha sık rastlanır. Belirtisi ise horlama olup bu kişiler gündüzde aşırı uykuludurlar. Uyku esnasında kısa süreli solunum durması sebebi ile uyanırlar fakat bunun farkında olmazlar. Bu sebepten derin uykuya dalamazlar. Uyuduklarını düşündükleri için uyku problemi yaşadıklarını fark etmezler. Sinirlilik, endişe, karamsarlık yaşarlar. Özelikle sabahları baş ağrısı ile uyanırlar ve bu ağrı kimi zaman gün boyu geçmez. Bu rahatsızlığın baş gösterdiği kişilerde göğüs ve ense bölgesinde aşırı terleme olur. Ağız kuruluğu ve sık idrara çıkma rastlanır. Rahatsız ve düzensiz uyku sebebi ile sürekli yatakta dönerler.

Düzenli Uyku için Yapılması Gerekenler

Düzenli uyku için gerekli olan temel önerge uykunun neden düzensizleştiği hakkında bilgi sahibi olmak ile çözümlenebilir. Ayrıca uyku bozukluğu hastalığına yakalanmış olan kişinin gece kaç saat uyuduğu, ne kadar aralıklar ile uyandığı, uyanma sırasında kendisini nasıl hissettiği ve de uykuya dalma süreleri de tespit edilmesi gereken bir diğer bilinmesi gereken temel destekleyicilerdir. Bu kontroller yaklaşık bir hafta sürer. Bu dönemde kişinin yatağı da değiştirilerek farklı yatış ile uykunun kalitesinin artıp artmadığı tespit edilebilir.

Geçici ve küçük gerginliklerden dolayı uykusuzluk yaşayan hastalara uyku ilacı verilirken bu durum geçici bir çözüm sunar. Hastalığın kronikleştiği durumlarda uyku ilancın dozu azalıp artışa giden kişi bunun da yan etkileri sebebi ile ruhsal ve bedensel bir başka çöküşe düşebilir.

Beslenme ve düzensiz hayatta uykusuzluğun oluşmasına meydan yaratacak olan etkiler arasındadır. Beslenme düzeni sağlanıp düzenli bir hayata geçen kişilerde de uyku rahatsızlığında iyileşme görülebiliyor.

Uyku Bozukluğunun Tedavi Edilmemesi

Uyku bozukluğunun tedavi edilmemesi durumunda kişide bedensel ve ruhsal çöküntüler yaşanır. Ayrıca bu çöküntü ile kalp damar hastalığı, diyabet, endokrin sistem bozukluğu ve kanser gibi hastalıklara yakalanma oranı oldukça yükselir.

İlgili Yazılar

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.

error: Copyright! Yaşamloji