Baş ağrıları başı çevreleyen ve beyinden kaynaklanan ağrılar olabilir. Bu ağrılar kaslardan, damarlardan, başı çevreleyen saçlı deriden kaynaklanabilir. Baş ağrısı tipleri dendiğinde bu konuyu iki türlü ele almak mümkündür. Birincisi beyin kaynaklı ağrılar ikinci ise beyin kaynaklı olmayan ağrılardır. Dünya Baş Ağrısı topluluğu bunu primer ve sekonder baş ağrısı olarak ayırır.

Sekonder Baş Ağrıları

Beyinden kaynaklı olanlar ise oldukça nadir görülür. Çünkü beynin ağrı duyusu yoktur. Beyin kaynaklı ağrılar beyin tümörlerinden, beyin içerisinde yer kaplayan oluşumlardan örneğin apse gibi durumlarda ağrı gözlenir. Beynin ağrı duyusu yoktur ancak sonradan oluşan yapılar kafatası ile beynin sıkışmasına neden olarak ağrıya neden olurlar. Damarsal yapılarda beyin zarının iltihaplanmasından dolayı da baş ağrısı oluşabilir. Daha öncede belirttiğimiz gibi bunlar olukça nadir rastlanan durumlardır.

Primer Baş Ağrıları

Primer ağrılar beyinden kaynaklı olmayan ağrılardır ve bu ağrıların nedenleri bilinmez diye kabullenilmektedir. Baş ağrı kavramı oldukça yaygındır hayatı boyunca baş ağrısı çekmeyen insan neredeyse yoktur.

Gerilim tip baş ağrısı (en yaygın baş ağrısı) kasların ve kaslı yapıların gerilmesiyle alakalı bir ağrıdır.

Migren (hayatı en çekilmez kılan ağrı tipi)

Küme baş ağrısı (en şiddetli ağrı)

İlaca bağlı gelişen baş ağrıları

Sürekli olan baş ağrıları

Toplumda en çok rastlanan baş ağrı tipleri yukarıda sıralanan ağrılardır.

Tehlikeli Baş Ağrıları

Baş ağrılarının büyük bir kısmı tehlikeli değildir. Az bir miktarında ciddi anlamda doktora başvurulması gereken nedenler vardır. Bunların içerisinde hemen acile gidilmesi gereken baş ağrıları ve mutlaka doktora görünmenin gerektiği iki grupta incelenebilir.

Hemen acile gidilmesi gereken baş ağrıları ilk defa çok şiddetli ve dayanılmaz baş ağrılarının olmasıdır. Migreni, küme baş ağrısı, gerilim baş ağrısı gibi sürekli baş ağrısı yaşayan kişilerin çektikleri ağrılar vardır. Burada bahsedilen daha önce hiç yaşanmamış şiddette olan baş ağrılarıdır. Bir diğer özelliği ise bu ağrılar efor sırasında meydana gelirse yani spor, yokuş tırmanmak, bisiklete binmek gibi aktiviteler sırasında ortaya çıkan çok şiddetli ağrılarda hemen bir doktora başvurulmalıdır. Çünkü bu baş ağrılarının altında iki neden yatabilir.

Birincisi en çok korkulanı ve beyindeki baloncuk olarak adlandırılan atar damarlardaki zayıflamış alanlarda oluşan kanamalardır. Bunlar oldukça tehlikelidir. Ve ilk kanama halinde ölüme dahi yol açabilir. Hemen müdahale gerektiren durum hayati önem arz eder.

İkincisi ise boynun arkasında beyne giden iki adet damar arasındaki katmanların ayrışmasıdır. Bu da oldukça tehlikelidir ve enseden gelen bir ağrıya neden olur. Bu ağrılarda da hemen acile başvurmak gerekmektedir.

İlaca cevap vermeyen baş ağrılarında, çok şiddetli olmasa da aralıksız devam eden baş ağrıları, başka hastalıklar sırasında ortaya çıkan baş ağrılarında, yaşa bağlı baş ağrılarında, son zamanlarda geçirilen kafa travması sonrası baş ağrısında hemen doktora başvurulmalıdır.

Baş Ağrısı Nedenlerinin Araştırılması

Baş ağrısının nedenlerini, nasıl davranılması gerektiğini ve tanısını koymak için hekim tarafından hastanın hikâyesi ayrıntılı olarak dinlenilmelidir. Ağrının nasıl yaşandığı, nasıl başladığı, nereye yayıldığı, şiddeti, ara verip vermemesi gibi kriterler hastasını dinleyen hekimi tanıya götüren etkenlerdir. Ayrıca nörolojik muayene olarak adlandırılan bedende yapılan muayeneler beyindeki problemleri ekarte etmeyi sağlar ve hekime bilgi verir. Daha öncede belirttiğimiz gibi baş ağrılarının çok az nedeni beyindeki problemlerle ilişkilidir. Bunların ayırt edilmesi oldukça önemlidir. Çünkü bu hastalıklar çok acil tedavi edilmesini gerektiren hastalıklardır.

Tüm bunların dışında hemen herkesin yaşayabileceği baş ağrılarında belli bir problem yoktur, muayene sırasında bir problemle karşılaşılmaz ve bu ağrılar neredeyse %90 ı oluşturur.

Baş Ağrılarında Kişilerin Uygulayacağı Tedaviler

Baş ağrısına evde uygulanabilecek tedavi yöntemleri araştırılmadan önce baş ağrısının temel nedeni araştırılmalıdır. Daha sonra örneğin bildiğiniz migren türü baş ağrısına maruz kaldıysanız şayet genellikle ağrının başlangıcında her zaman kullanılan ilaçlar vardır ve bu ilaçlar alınılması halinde kontrol altına alınabilir. İlacı almayı geciktirirseniz baş ağrısı şiddetli bir hal alabilir.

Tüm bunların yanında ilaç kullanmaktan hoşlanmayan biriyseniz ve ağrılarınızı kontrol altına almak istiyorsanız öncelikle kendinizi dinlemelisiniz. Siz kendinizi ve ağrınızı tanıyorsunuz nelerin iyi gelip gelmediğini de tanımlayabilirisiniz. Örneğin baş ağrısında kimisine kahve içmek iyi gelirken kimisini daha çok ağrı yaşamasına neden olabilir. Işık, ses gürültü, uyaranlı (kokulu) ortamdan uzaklaşmak hasta için iyi gelebilir. Fakat küme baş ağrısı çeken kişilerde düz yatamama, kıvranmak, ayakta durma ihtiyacı duyulabilir. Bu tamamen kişinin kendini tanımlamasıyla alakalı bir durumdur. Ağrı atağında nasıl davranması gerektiğine karar vermesiyle alakalı bir durumdur.

Baş Ağrısı Tedavisi

Baş ağrısını tedavi etmeden önce hekimin yapması gereken şey doğru tanıyı koymaktır. Eğer nadir rastlanan ağır hastalık grubundaysa o konuyla ilgili bir uzman tarafından acil olarak hastaneye yatırılarak tedavisine başlanılır. Fakat çoğunlukla baş ağrılarının altında bir neden yatmaz. Yapısal bir hasar yoktur. Migren, gerilim, küme baş ağrısı gibi yaygın rastlanan bu ağrılarda tedavi yöntemi olarak en sık kullanılanı ilaç tedavisidir. Tanıya göre uygun ilaçlar kullanılmaktadır. Bu ilaçlar iki gruptadır. Birincisi atağı kolay atlatmak adına alınan ilaçlar ikincisi ise atak sıklığını azaltmak adına kullanılan ilaçlardır. Uygulanan farklı tedavi yöntemleri de vardır. Aslında en doğru yaklaşım hastalığın nedenin bulup neden odaklı tedavi politikası izlemektir. Diğer tedavi yöntemleriyle baskılanamayan ilaca rağmen gelişen baş ağrılarında daha farklı alternatif yöntemler denenmektedir.

Alternatif Yöntemler

İlaçların yeterli olmadığı yerlerde ya da hamilelik ve ya karaciğer hastalığı gibi sistemik hastalıkların olduğu zaman alternatif yöntemler denemelidir. Bunlardan dünyada yagın olarak kullanılan yöntemler klasik tıbbın kullandığı botoks uygulamaları gibi cerrahi yöntemler kullanılabilmektedir.  Bunun dışında tamamlayıcı tıp olarak kullanılan akupunktur en çok yaygın olarak kullanılan yöntemlerden birisidir. Akupunkturun başarı oranı oldukça yüksektir. Bunların dışında nöral terapi yöntemleri vardır. Bu yöntem çok daha yüksek başarılarda yaygın olarak kullanılmaktadır. En uygun tedavi yolu olarak ikisi kombin edilerek uygulanan tedavilerdir.

İlgili Yazılar

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.

error: Copyright! Yaşamloji