Baş ağrısı hemen herkesin hayatının belli bir döneminde veya anlarında yaşadığı sıkıntıların arasında çok sık olarak karşımıza çıkar. Migren ile diğer başarılarını karıştırmamak ve aynı kategoride değerlendirmemek gerekir. Genellikle sıradan baş ağrıları, boyun, kas, adale ve kafatası dışında kalan unsurlardan kaynaklanırken, migren daha farklı olarak beyin damarlarının etkileşimi ile ortaya çıkmış bir rahatsızlıktır. Oldukça şiddetli ve ataklar şeklinde geçirilen bu baş ağrısı döneminde, migren hastalarının çok zor durumda kaldığı bilinmektedir. Baş ağrısından çıldırma noktasına gelecek pek çok hastanın da bu gibi durumlarda hastanelik olduğu, ilaçlar alarak ancak bu süreci atlattığı gözlemlenmiştir.

Migren Nasıl Teşhis Edilir?

İnsanların bu ve benzer şikâyetlerinin ortaya çıkması durumunda iyi bir tedavi sürecine adım atmak için evvela teşhisin doğru konulması büyük önem taşıyacaktır. Migren testi dediğimiz ve sonucunda insanlarda migren hastalığı olup olmadığını ortaya çıkaran çalışmayla, doktorların bu konuda belirleyeceği teşhis ve tedavi süreci için de oldukça önemli olacaktır. Uyku insanlar için son derece büyük önem taşırken, uyku düzeni bozulmuş insanların migren ve benzeri sorunlarla daha çok karşılaştığı bilinen bir gerçek olmuştur. İnsanların yaşam tarzına bağlı olarak düzensizlikleri benimsemesi ve bu şekilde hayatlarına devam etmesi, migren ve benzeri hastalıkları da tetikleyen unsurlar arasında yer almıştır. İnsanlar evvela kendinin doktoru olmak için hayatını gözden geçirmeli ve kendine çeki düzen vermelidir. Bu şekilde pek çok hastalığın da henüz oluşmadan aşılması mümkün olurken, daha sağlıklı bir konuma gelmek için de insanların önlerinde çok daha fazla seçenek olacaktır.

Migren hastaları öncelikle yaşadıkları hayatı gözden geçirmek zorunda olurken, gıdalarını özenle seçmeli ve sağlıklı beslenmeye özen göstermelidirler. Melisa çayı ve papatya çayı en çok önerilen takviye unsurlar arasında yer alırken, sebze ve özellikle çorbasıyla birlikte püresi, insanlara iyi geldiği söylenmiştir. Kereviz gibi sebzelerin de migren hastalarının gıdası olarak tüketmesi gereken çok özel ve ayrıcalıklı bir sebze olduğu akıldan çıkarılmamalıdır. Buna ek olarak kivi elma ve armut gibi gıdalar da meyve olarak tüketildiği zaman, bir anlamda işin gıda boyutu çözümlenmiş olabilir. Sabahları yapacağınız egzersiz bu işin ikinci boyutuna yani sağlıklı yaşam boyutuna geçiş anlatırken, gerçekten bunu bir alışkanlık hale getirmeniz yalnızca migren için değil diğer rahatsızlıklar için de önleyici bir tedbir olabilecektir. Migren hastalarına en çok önerilen aktivite yüzme olurken, bununla birlikte standart olarak yapılacak yürüyüş de gerçekten hastalara ilaç, dertlerine derman olacak bir etkinliğe işaret etmektedir. Bu saydığımız özellikler genel anlamda migrenin insanı daha az etkilemesin de yardımcı olurken, tam manasıyla çözüm olmadığı da çok iyi bilinmelidir.

Migren Rahatsızlığının Tedavi Süreçleri

Migren hastaları kesinlikle bir uzmana görünmeli ve doktor takibinde olarak tedavi sürecini tekrardan gözden geçirmelidir. Düzenli bir tedavi süreci ile migren krizleri ve ataklar kontrol altına alınabilir. Ve hastanın çektiği ıstıraplı dönemler biraz olsun aşağı çekilerek, insanların yaşam kalitesi daha üst seviyeye çekilebilir. Bu hastalığın öylesine birdenbire kesilmesini beklemek fazla iyimserlik olur. Uzunca bir tedavi süreci olmasına rağmen tam olarak atlatamayan çok sayıda insan bize bunun örneklerini verecektir. Burada esasen kronik rahatsızlıkların bir benzeri olarak bu hastalığı kabullenmek, bunun sonucunda tedavi sürecini ciddiye almak çok önemlidir.

Pek çok insanın yaşı ilerledikçe farklı hastalıklar ve değişik sorunlarla karşılaştığı bilinen bir gerçektir. Özellikle kronik rahatsızlıkların insana ve yaşam kalitesini yaptığı olumsuz etkiler direkt olarak insanların en çok etkilendiği durumları ortaya koymaktadır. Migren böylesine bir şikâyet olmakla birlikte, çok ağrılı ve sancılı dönemin insanlara zor zamanlar yaşattığı bir hastalık olarak görülmüştür. Ağrı kesiciler ve uyku ile atlatılmaya çalışılan bu tür rahatsızlıklar, doktor kontrolünde tedavi sürecinde işlendiğinde, hastaların daha olumlu ve daha çabuk sonuca olmasına yol açacaktır.

Her 100 kişiden neredeyse 16’sında görülen bu rahatsızlığın toplumsal bir sorun olduğunun da altını çizmek gerekir. Etkinlikler ve insanın kafasını dağıtacak değişik davranışlar migren hastalarının çıkış yolu olabilir. Düzenli olarak öğün ve uykuya dikkat etmek, migren hastalarının en çok dikkat etmesi gereken konular içerisinde yer alırken, süt ve süt ürünlerinin pek çok hastaya aşırı şekilde dokunduğu gözlemlenmiştir. Yağlı ve baharatlı yiyecekleri de kontrol altında tutması gereken migren hastaları, hepsinde görünmemekle beraber şekerden etkilenenlerin de dikkate alınması ile birlikte, alınacak gıdalara çok dikkat etmelidirler. Düzenli uyku uyuyabilmek için kafein konusunda daha dikkatli olmak zorunda kalan insanlar, bunun uyku kadar migrene de zararlı olduğunu akıldan çıkarılmamalıdırlar. Her ne kadar tamamen bu hastalığı atmak mümkün olmasa da belli başlı kurallara uyulmadığı zaman ve doktorun tavsiyeler ile birlikte daha standartlara yakın bir yaşam sürmek mümkün olabilir.

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.

error: Copyright! Yaşamloji