Saç dökülmesi her yaş aralığında ve her cinste karşılaşılmakta olan bir problemdir. Bu yazımızda saç dökülmesine ne iyi gelir sizlere anlatmaya çalışacağız. Bilinenlerin dışında, bu duruma sebep olan pek çok etmen yer almakta olduğu gibi çözüme kavuşturulması adına da birçok alternatif mevcuttur. Kısmi ya da nihai kellik gibi durumlarla karşılaşıp, saç ektirme operasyonları geçirmek zorunda kalmadan saç dökülmesinin önüne geçebilmek oldukça büyük bir önem teşkil etmektedir. Sorunu verimlilikle çözüme kavuşturabilmek için ise öncelikli olarak neden olan unsurların bilinmesi gerekmektedir.

Saç Dökülmesi Neden Olur?

Erkek Tipi Kellik: Kalıtımsal niteliklere bağlı olarak seyretmekte olan erkek tipi kellik; 60’lı yaşlarla beraber her 3 erkeğin 2’sinde rastlanılmakta olan bir durumdur.

Kadın Tipi Kellik: Yine kalıtımsal niteliklerle alakalı olan tipik kellik; erkeklerde gözlenmekte olan durum ile hemen hemen aynıdır. Soy ağacı içerisinde androjenik bir dişi var ise; genlerin bir sonraki nesile de etki etmesi mümkündür.

Stres; Saç dökülmesi psikolojik nitelikler ile de yakından alakalı olan bir durumdur. Hastalık süreçleri, travmalar, depresyon, yoğun iş temposu, ilişkile bağlamındaki olumsuzluklar 3 ila 6 aylık periyotlar dâhilinde saç dökülmesine zemin hazırlayabilmektedir.

Protein Eksikliği: Vücut yapısının gerekli olan işlevsel nitelikleri yerine getirebilmesi açısından protein oldukça önem barındırmakta olan bir konuma sahiptir.  Beslenme alışkanlıkları içerisinde protein açısından yoksun bir program uygulanırsa; vücut mevcut olan proteini daha elzem noktalarda kullanacak ve saç gelişimini durduracaktır.

Hamilelik: Gebelik dönemi vücut yapısının pek çok açıdan işlevselliğinin değişim ve kısmı deformasyonlara maruz kalmakta olduğu bir dönemdir. Vücuda alınan besin içerikleri fetus ile paylaşılmakta olunduğundan dolayı saç derisi gerek duymakta olduğu besini karşılayamayabilir. Hamilelik sürecinde saç dökülmesine rastlanılmasının nedeni bu durumdur.

Hormonel Değişimler:  Bedensel yapı içerisinde meydana gelen hormonel düzey değişimleri; saç derisinin elde edebileceği besin içeriklerine ulaşımına etki edebileceği için bu süreçlerde saç dökülmesi ile karşılaşılabilir.

Kansızlık: 20 ila 49 yaş aralığında mensup olan her 10 kadının 1’inde kansızlık problemine rastlanmaktadır. Yaygınlıkla demir eksikliği kaynaklı karşılaşılan bu durum; saç derisinin ihtiyaç duymakta olduğu besin içeriğine ulaşamaması nedeniyle saç dökülmesine neden olur.

Hipotiroidizm: Boyun bölgesinde yer almakta olan tiroid bezi; hücrelerin büyüme ve gelişim süreçleri açısından oldukça yüksek ölçütlerde önem arz etmekte olan hormonların üretim merkezidir. Bu hormon bezinin işleyişinde meydana gelen deformasyon ve tahribatlar; saçın beslenmesinde bir handikap oluşturarak; dökülme problemlerine neden olacaktır.

Otoimmüne; Kontrolsüzce aktivite göstermekte olan bağışık sistemi kaynaklı olarak gerçekleşen saç dökülmeleri; bağışıklık sisteminin saç derisi üzerindeki oluşumları yabancı olarak algılayıp vücut üzerinden uzaklaştırma çabası içerisine girmesi şeklinde gerçekleşir.

Kilo Kaybı: Fiziksel açıdan bir travma olarak algılanan kilo kaybı;  algı kargaşası sonucu saç dökülmesine sebebiyet verebilir.

Kemoterapi: Kanser gibi hastalıkların tedavi süreci içerisinde kullanılmakta olan ilaçlar; kanser hücrelerinin oluşumunu manipüle ederken; saç derisindeki hücrelerin de tahribatına yol açabilmektedir.

Şekillendirme: Yıllar içerinde saçlara uygulanmakta olan işlemler, kimyasal ürünler ve motifler saç dokusunun hasar görmesine sebebiyet verebilmektedir.

Yaşlanma: 50’li yaşlardan itibaren bağışıklık sistemi ve hücre canlılığı nitelik kaybeder. Bu durum saç dökülmesi açsından önemli bir etmendir.

Saç Dökülmesine Karşı Ne Yapılabilir?

Oksijen Zenginliği: Saç kökleri yetersiz oksijen sebebiyle ile beslenemedikleri durumlarda ölürler. Yani nefessizlikten boğulduklarını da belirtebiliriz. Bu tür durumlarda uygulanabilecek metot bir hekime başvurarak gerekli kontrollerin gerçekleştirilmesinin ardından, vücuttan alınan bir miktar kanın laboratuar ortamında oksijen düzeyinin arttırılarak vücuda tekrar enjekte edilmesidir.

Güneş Işınları: D vitamini yoksunluğu bedensel yapının işlevselliği açısından pek çok handikaba sebebiyet olduğu gibi saç dökülmesi açısından da önemli bir konumdadır. Güneş ışınları ise bu eksikliğin temini için tercih edilebilecek en tabii yol.

Kan Dolaşımı: Gün içinde belirli periyotlar dâhilinde parmak uçlarınızı saç derinizin üzerinde gezdirin. Bu uyarılar kan dolaşımının aktive edilerek, deri tabakasının beslenme niceliğini arttırır.

Su: Banyo ve duş sırasında suyun değişken sıcaklık derecesini kullanın. Birkaç dakika ılık, birkaç dakika soğuk su kullanımı sonucu kafa derisindeki duyulara kendi kendini yenileme eylemine girecektir.

Saç Dökülmesi İçin Uygulanabilecek Doğal Yöntemler

Hindistan Cevizi Sütü:  Oldukça besleyici bir içeriksel niceliğe sahip olan Hindistan cevizi sütü; saç hücresel dokusunun yenilenmesine ve güç kazanmasına yardımcı olacaktır. Gece uyumadan önce bir miktar Hindistan cevizi sütü ile saç diplerinize masaj yaparak uygulayın. Sabah olduğunda ise şampuan kullanmadan durulayın.

Soğan: İçeriğinde kükürt bulunmakta olan soğan; yeni hücre oluşumunu tetikleyicidir.  Bir adet soğandan meyve sıkacağı yardımı ile 3 yemek kaşığı kadar su elde edin.  Bu suyu iki günde bir olmak üzere banyo yapmadan önce saç diplerine uygulayın.  Bu işlem saç foliküllerinin güç kazanmasına yardımcı olacaktır.

Yonca:  Saç uzaması konusunda oldukça eski bir tarihi olan yonca suyu; vitamin açısından zengin içeriği ile saç hücrelerinin beslenmesinde etkin rol oynar. Her gün 2 yemek kaşığı olarak saç diplerine uygulayabilir ve yarım saat kadar sonra durulayabilirsiniz.

Kadife Çiçeği: Elde edilen öz suyu saç yapınsın güçlenmesi ve sağlıklı bir şekilde uzaması açısından oldukça etkili olan bu çiçeğin öz suyunu bir meyve sıkacağı yardımı ile elde edebilirsiniz. Uygulamadan önce her gün taze olarak yeniden yapmanız gerektiğini hatırlatalım. Saç diplerine nazik dokunuşlar ile uygulanmalı. 1 saat kadar sonra ise şampuan kullanılmadan durulanmalı.

Biberiye: 20 dakika kadar suda kaynatılan biberiye yapraklarını 10 dakika kadar beklettikten sonra süzün. Elde edilen suyu her gün saçınıza uygulayın ve bir saat kadar beklettikten sonra durulayın. Biberiye suyu buzdolabında saklanma koşulu ile 3 gün kullanılabilinmektedir.

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.

error: Copyright! Yaşamloji