Her kadın annelik duygusunu tatmak ister ancak bazı kadınların bir çok çocuğu olurken bazı kadınlar hiç çocuk sahibi olamamaktadır. Doğurganlık faktörü kadından kadına değişmektedir. Bir çok sebep doğurganlığı engelleyici özelliğe sahiptir.

Doğurganlığı etkileyen maddeler

Rahimdeki yumurta sayısı

Kadın rahmindeki yumurtalar sayesine yumurta oluşumu gerçekleşmektedir ve bazı kadınlarda yumurta oluşumu çok fazlayken bazı kadınlarda daha azdır. Yumurta oranı her kadında aynı sayıdadır kalıtımsal olarak aralarında hiç bir fark yoktur ancak çevresel faktörler vücuttaki yumurta oluşumunu hızlandırmakta ya da azaltmaktadır. Örneğin bir kişi kanser tedavisi için kemoterapi almışsa bu kişilerde yumurta oluşumu git gide azalacaktır ya da alınan vücut için zararlı maddeler  vücuttaki yumurta oluşumunu sürekli azaltacaktır. Vücutta yumurta oluşumunu azaltan maddeler arasında kokain başta gelen uyuşturucu maddelerdendir. Uyuşturucu maddelerin hepsi yumurta oluşumunu azaltarak en sonunda tamamen yok eder. Kullanılan kokain, eroin gibi tüm uyuşturucu ve vücuda zarar veren maddeler vücuttaki yumurta oluşumunu tamamen yok edecektir. Bunun sonucunda bu kadınlar yumurtaları çok az miktarda olduğu için çocuk doğuramamakta ve yumurta oluşumu doğurganlığı en çok etkileyen maddeler arasında yerini almıştır.

Düzenli olarak adet görmek

Adet kadınlar için önemlidir ve her ay belli günlerde en fazla bir hafta olacak şekilde gerçekleşmesidir. Vücuttaki kirli kanın atılması için gereklidir ve çocuk oluşumunu doğurganlığı etkilemektedir. Adet süreci sayesinde yumurtlamaya ait süre hesaplanabilmektedir bu nedenle kişinin düzenli olarak adet görmesi çok önemlidir. Bazı insanların rahminde kist adı verilen küçük kanser hücreleri görülebilmektedir. Bu eğer zararlı kist değilse herhangi bir sorun oluşturmamakta ancak eğer zararlı bir kistse çocuk oluşumunu, doğurganlığı büyük oranda olumsuz şekilde etkilemektedir.

Bazal olarak ölçülen vücut ısısı

Bazal olarak ölçülen vücut ısısı da doğurganlığı etkileyen faktörler arasındadır. Bu ısı yükselirse vücutta oluşan yumurtalama süreci hızlanır ve bir termometre ile ölçülen bu ısı kişinin doğurganlığının ne kadar olacağı ve ne zaman olacağı hakkında bilgi verir.

Doğurganlığın en olumsuz etkileyicisi stres

Stres çocuk doğurmanın ya da hamile kalmanın önündeki en büyük engel olarak görülmüştür. Her hastalığın ana kaynağı olan stres çocuk doğurma alanında da kendini göstermiş ve yapılan araştırmalar sonucunda stres yapan, sinirli olan kişilerde yumurta sayısının çok çok azaldığı ve hamile kalmasının zorlaştığı görülmektedir.

Sperm sayısı

Hamile kalma işlemi baba tarafından verilen spermlerin yumurtaları döllemesi sonucu oluşur. Çok fazla sperm vücuda girer ve bu spermlerden bir tanesi tesadüf eseri annedeki yumurtalığı döller. Bu hamile kalma sürecini sperm sayısı çok etkilemektedir. Baba tarafından verilen spermler ne kadar azsa yumurtayı dölleme ihtimali o kadar az olacaktır. Eğer az sayıda ki sperm yumurtaya denk gelmezse o yumurta döllenmeyecek ve anne hamile kalamayacaktır. Sperm sayısını çoğaltmak için doktordan yardım almak gerekmektedir ve bazı işlemler sonucunda babadaki sperm sayısını arttırmak mümkündür.

Sağlıksızca yapılan şok diyetler

Şok diyetler kişinin vücuduna her alanda zarar verdiği gibi hamile kalma konusunda da  zarar vermektedir. Bilinçsiz bie şekilde yapılan, doktora gidilmeden doktor kontrolünde yapılmayan diyetler vücuda hiç tahmin edilemeyecek derecede zararlar verecek ve bu da doğurganlığı etkileyen en önemli sebeplerden biridir. Sağlıksızca yapılan şok diyetler hamile kalmanın önündeki en büyük engellerden biridir. Bunun yerine yapılması gereken ise öncelikle bir diyetisyen ile görüşmek. Diyetisyen fazla kilolarınız varsa size yardımcı olacak ve size, vücudunuza zarar vermede kilolarınızdan kurtulmanıza yardım edecektir. Böylece hem sağlıklı bir şekilde kilo verecek hem de doğurganlığınız azalarak hamile kalmama ihtimaliniz ortadan kalkacaktır.

Sağlığın düşmanı sigara

Sigara tüm sağlık problemlerinde karşımıza çıktığı gibi burada da karşımıza çıkıyor. Sigara hamile kalmanın en büyük düşmanları arasında denebilir. Sigara içen kişilerin yumurtalıkları o kadar çok azalıyor ki zamanla kişinin hamile kalmasının önüne geçiyor. Sadece kadınlarda sigara içmek doğurganlığı etkilemiyoe erkekler içinde bu durum aynı. Sürekli ve uzun yıllar sigara içen erkeklerde çocuk yapma işlevini kaybetmekte. Uzun zaman içilen sigara sağlığa bir çok zararlar verirken aynı zamanda vücuttaki sperm sayısını da azaltıyor. Ne kadar çok sigara içilirse sperm sayısı o kadar çok azalmakta ve uzun yıllar kullanım sonucunda vücutta hiç sperm kalmamakta ve erkekler bu sebeple kadınların hamile kalamamasının baş nedeni olmaktadır. Sigarayı bırakıp daha sağlıklı bir şekilde yaşanırsa her şey daha farklı olacaktır. Sigara gibi baş düşmanı bir ürün hem anne olmayı hem de baba olmayı engellemektedir ve bu duyguları tatmak için bile sigara bırakılmaya değerdir. Sigara içen anne ve babaların vücudunda sperm ve yumurta sayısı azalmakta ve bu sebeple çocukları olmamakta bu sebeple sigara doğurganlığın anne ve babanın en iyi düşmanları arasındadır. Sigara anne ve bebeklerin tüp bebek sahibi olmasını da etkilemekte ve tüp bebek sahibi olamamaktadırlar.

Aşırı kilo, obezite

Aşırı kilo doğurganlığın en büyük engelleyecileri arasındadır. Aşırı kilolu olan insanlar doğum yapamamakta ve doktorlar genellikle hamile kalmak için bu kişilerin zayıflamasını önermektedir. Bu kişiler eğer zayıflamayıp düşük bir ihtimal olsa da hamile kalırsalar hamilelik ya da özellikle çocuğun doğum anı çok zor olacak ve yaralar çok geç iyileşecektir. Bu nedenle kadınlar anne olmadan önce kilolarından kurtulup ideal kilolarına kavuşmaları gerekir.

İleriki yaşlar

Kadınların en ideal çocuk doğurma yaşları yirmi üç ve otuz beş yaşları arasında olmaktadır. Bu yaşlar hamileliğin kolay geçmesini sağlamakta ve kadınların hamile kalmasının kolay olduğu yaşlar arasındadır. Daha erken yaşlarda hamile kalmak anne sağlığı için daha küçük olduğu için uygun görülmezken, otuz beş yaştan sonra da anne olmak kadınların hayatını tehlikeye atmaktadır. Kadınların hayatını tehlikeye attığı gibi bu yaşlarda hamile kalmak çok zor olmakta kadın vücudu yaşlanmakta ve tazeliğini kaybetmektedir. Hamile kalınırsa hamilelik süreci çok zor geçecek ve anne olmak kişi için büyük bir zorluğa dönüşecektir. Bu nedenle yirmi üç ve otuz beş yaşları arasında doğurganlık en üst derece de olmakta ve sonraki yıllarda bu oran git gide azalmaktadır.

Yaşam şeklinizi gözden geçirin

Teknoloji çağındayız ve artık her yerde radyasyon yayan teknolojik aletler var. Telefonlar, tabletler, bilgisayarlar hayatımızın baş köşesinde yerini almış durumda ve sağlık açısından çok fazla zararı var. En büyük zararı da kadınlar vücutlarına bu radyasyonu aldığında doğurganlık özelliği yavaş yavaş azalıyor ve ileride tamamen yok oluyor. Kadınlar sürekli telefon ve bilgisayarla ya da televizyonla ilgilenmektedir. Bu sebeple vücuduna çok fazla radyasyon almaktadır. Bu radyasyon kadınların doğurganlığını azalttığı gibi erkeklerin çocuk yapma işlevine de büyük zararlar vermekte en sonunda çocuk yapma işlemini yok denecek kadar azaltmaktadır. Bu nedenle özellikle kadınların radyasyon yayan aletlerle çok vakit geçirmemesi, sürekli aynı ortamda bulunmaması gerekir. Böylece radyasyonun zararlı etkilerinden kurtulacak ve sağlıklı olarak doğurganlık ihtimalinizi azaltmayacaksınız. Her şey insanların elinde, bilinçlilik gerek.

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.

error: Copyright! Yaşamloji